İki Cinsiyetli Canlılara Ne Denir? Bir Genç Yetişkinin Mizahi Bakışı
Bazen, sormadan edemediğimiz, “Bu canlılara ne denir?” diye düşündüğümüz çok sorular vardır. Hani var ya, kafanıza takılır da sormak istemezsiniz, çünkü “Bunu zaten herkes biliyor, ben niye bilmiyorum?” hissi vardır. İşte o sorulardan bir tanesi de “İki cinsiyetli canlılara ne denir?” sorusu.
Hadi gelin, hem biraz eğlenelim hem de bilimsel merakımızı, mizahi bir dille tatmin edelim.
İki Cinsiyetli Canlılar: Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
İki cinsiyetli canlılar, aslında doğada hem erkek hem de dişi üreme organlarına sahip canlılar olarak tanımlanıyor. Bu, bilimsel literatürde “hermafrodit” olarak adlandırılıyor. Bu kelime kulağa biraz garip geliyor, değil mi? Hem “her” hem de “mafrodit”? Biraz garip bir ilişki ismi gibi hissettirmiyor mu? “Her” falan, sanki birinin ismi gibi. “Mafrodit, akşam seni arayayım mı?” Biraz komik değil mi?
İşte bu kelime, aslında hem erkek hem de dişi özelliklerine sahip olan canlılar için kullanılan bir terim. Bu canlılar, üreme sırasında hem erkek üreme hücrelerini (sperm) hem de dişi üreme hücrelerini (yumurta) üretebilirler. Hani şu gözümüzün önüne gelen “karakterine uygun partner bulamayan, tek başına bu işi çözen” tipler var ya, işte onlar!
Tabii, biyolojik olarak da hermafroditler dünyasında bazen birbirine “ben de seni seviyorum” diyebilen yalnız başına hayatını sürdürebilen varlıklar görmek mümkün. Yani bir çiftin aşkına tanıklık etmiyorlar, çünkü bu işin tek başına halledilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Başkalarının romantizmine bakıp, “Açık hava konserleri, güzel yemekler, uzanıp filmler izlemek, kimse yok ama ben zaten bu işi kendi başıma çözüyorum” diyebilirler.
Hermafroditler Hakkında Gündelik Bir Sohbet
– Ben: “Düşünsene, hermafrodit olmak nasıl bir şey ya… Hem erkek, hem dişi… İki taraftan da puan topluyorsun.”
– Arkadaşım: “Evet ama o zaman ‘Beni kimse sevmez’ şarkısını söyleyen tiplerden biri oluyorsun. Yani hem dişi hem erkek, kimseyi bulamıyorsan, sorun seninle olabilir.”
– Ben: “Ya da ‘Hayatımda kimse yok’ diyen biri olmak var. Ama sonra ‘Oh, ben zaten her iki tarafı da kendime çekebilirim, kimseye ihtiyaç yok’ diye düşünmek. O kadar özgür oluyorsun ki…”
Evet, bu tür şakalarla, biraz da gerçekleri dile getirmiş olduk. İnsanlar arasında, bu durumu kabullenme ya da “Başkalarına olan sevgim, aslında kendime olan sevgim” gibi derin cümlelerle hayatı sorgulama olgusu aslında bir parça da mizahi bir şekilde türetilmiş olabilir.
Doğada Hermafroditlik
Bu hermafroditlik durumu, aslında doğada çok yaygın. Mesela denizanası, bazı solucanlar, ilginç bir şekilde balıklar ve bazı bitkiler bile bu özelliklere sahip. Yani doğa, her şeyin kendi içinde bir denge oluşturacağı şekilde bu işi çözüyor. Hani her şeyin “daha pratik” halini bulma yolundaki sıfırdan başlamak isteyen insanların yaptığı gibi.
Ama şunu söylemeliyim ki, bu kadar pratik bir çözüm varken, insanların tek bir cinsiyetle uğraşmalarına bazen gerçekten anlam veremiyorum. Yani, niye karmaşıklaştıralım ki? Hermafrodit olmak, gerçekten bence “Öğlen tatilini yalnız başıma, dondurma yiyerek geçirme özgürlüğü” gibi bir şey. Hem erkek, hem dişi. Ne var yani?
Hermafroditlik ve İnsanlar
Tabii, biz insanlar olarak biraz daha karışık işler yapıyoruz. Yani, tüm bu biyolojik bilgilerin farkındayız, ama kültürel olarak “sadece erkek ya da sadece kadın olmalı” gibi bir yaklaşım var hâlâ. Bir cinsiyetin, diğerinden üstün olması gerektiğini düşünenler bile var. Neyse, bunu derinlemesine tartışmayacağım, zira kafam karışıyor ve bir de gereksiz polemiklere girme olasılığım çok yüksek.
Ama şimdi düşünelim: Hadi hermafrodit olsaydık, insanlar olarak aynı zamanda dişi ve erkek organlarına sahip olsaydık, sosyokültürel yapımız nasıl olurdu? Çalışma hayatındaki cinsiyet ayrımcılığını bitirebilir miydik? İkili ilişkilerde daha az belirsizlik olur muydu? Kim bilir, belki de herkes kendi başına “Hadi, ben bu işin üstesinden geliyorum” diye sevinirdi. Tabii, o zaman da yalnızlık hakkında şarkılar falan söylenmezdi. O da ayrı bir konu.
Bir Kafede Hermafroditlik Üzerine Sohbet
– Ben: “Hadi bir soru sorayım. Hermafrodit olsaydın, her gün cinsiyetini değiştirir miydin?”
– Arkadaşım: “O zaman gece başka biriyle tanışıp sabah kalktığında, ‘Sen ne zaman geldin?’ demek çok eğlenceli olurdu. Yani, sabah uyanıp, ‘Aa, ben bugün kendimi erkek gibi hissediyorum’ diye düşünmek, sonra akşam ‘Evet, bugün kendimi kadın gibi hissediyorum’ demek… Gerginlik yaratmaz mı?”
– Ben: “Evet, ama o kadar özgür hissedebilirsin ki! Hem de hiç çıkmaz bir döngüye girmezsin, çünkü ‘Ben zaten her iki tarafı da kendime çekebilirim’ diyebilirsin.”
Evet, biraz kafalar karıştı ama şaka bir yana, doğadaki bu pratik çözüm aslında bir yandan insanlar için de çok anlamlı. Hermafroditlik, bu kadar basit bir şekilde karmaşık olma halidir.
Sonuç Olarak…
İki cinsiyetli canlılar ya da hermafroditler, doğanın sunduğu ilginç ve bir o kadar pratik bir çözüm. Eğer bir an için doğayı ve biyolojiyi gerçekten anlayabilseydik, belki de hayatı daha fazla sorgulamak yerine bu doğal işleyişi kabul edebilirdik. Belki de biz insanlar, cinsiyetin ötesinde varlıklar olarak kendimizi daha özgür hissedebilirdik. Ama tabii, bu kadar derine inmek yerine şunu da eklemek lazım: Hayat ne kadar karmaşık olursa olsun, her zaman biraz mizah iyidir. Hatta bazen iki cinsiyetli bir canlı gibi düşünüp, “Ben her şeyi kendim çözerim” demek, hiç de fena bir fikir değil.
O yüzden, “İki cinsiyetli canlılara ne denir?” sorusunun cevabı aslında ne kadar eğlenceli ve derin olursa olsun, bir parça da olsa, “Hadi ama, gerçekten?” dediğimiz bir konu olmamalı.